türkçe, edebiyat, dil ve anlatım, roman özetleri, özlü sözler, çok bilmiş günlük
  • Ana Sayfa
  • Hakkımda
  • Güncel
  • Türk'çe Kalem
  • Geçmiş Kayıtlar
  • Reklam
  • Söz Sizde
  • İletişim
dil seçimi msn twitter facebook
  • Türkçesi Varken
      Türk Dili
      Küresel : Global (Fr.)

  • Türk Dili
      türk dili
    • Türkçenin Tarihi
    • Türk Dilinin Yaşı
    • Alfabeler
    • Türk Dilleri Ailesi
    • Orhun Abideleri
    • Güneş Dil Teorisi
    • Türk Lehçeleri
    • Göktürkçe
    • Önemli Türkologlar
    • Dil Devrimi
    • Türkoloji
    • Türkçe Öğretimi
    • Terimler
    • Deyimler
    • Atasözleri
  • Dil - Anlatım
      Dil ve Anlatım
    • Sözcükte Anlam
    • Cümlede Anlam
    • Yazım Kuralları
    • Noktalama İşaretleri
    • Sözlü Anlatım
    • Yazılı Anlatım
    • Ses Bilgisi
    • Sözcük Türleri
    • Fiil Çatısı
    • Çekim ve Yapım Ekleri
    • Cümlenin Öğeleri
    • Cümle Türleri
    • Anlatım Bozuklukları
    • Metinlerin Sınıflandırılması
    • Dil Bilgisi Sunuları
  • Kitap Tanıtımı
      göktürkçe kitap
  • Türk Tarihi - Kültürü
      Türk tarihi ve kültürü
    • Türk Adının Anlamı
    • Türklerin Ana Yurdu
    • Türk Tarihi
    • Göktürkler
    • Türk Bayrakları
    • Eski Türk Yaşamı
    • Gök Tanrı Dini
    • Turan İlleri
    • Türk Boyları
    • Türk Soyu
    • Türklük Bilginizi Sınayın!
    • Türkler Kardeştir!
    • Türkler'de At
      • Kımız
      • Bozkurt
      • Kültür
      • Türkçülük
      • Ön Türkler
      • Ergenekon
  • Eğitim - Öğretim
      eğitim, öğretim
    • Ödev Konuları
    • Proje Ödevleri
    • Performans Ödevleri
    • Kompozisyon
    • Hızlı Okuma
    • Ödev İstekleri
    • İş Günü Takvimi
    • Çoklu Zeka Kuramı
  • Son Yazılar
      Son Yazılar
    • Eleştiri Türleri Nelerdir?
    • Yılkı Atı / Abbas Sayar
    • Ankara / Yakıp Kadri Karaosmanoğlu
    • Anahtar / Refik Halit Karay
    • Nişancı Mehmet Paşa
    • Adni
    • Ahmed-i Dâi
    • Avnî / Fatih Sultan Mehmet
    • Şehzade Korkut
    • Bâki’nin Hayatı ve Eserleri
  • Türk Uluları
      Türk Uluları
    • Atatürk
    • Nihal Atsız
    • Yusuf Akçura
    • Ziya Gökalp
    • Nejdet Sançar
    • Kaşgarlı Mahmut
    • Oğuz Kağan
    • Alparslan

Gezi Yazısı Örnekleri

gezi yazısıÖRNEK: 1)

Beş Şehir’den…

“Erzurum, Türk tarihine, Türk coğrafyasına 1945 metreden bakar. Şehrin macerası düşünülürse, bu yükseklik daima göz önünde tutulması gereken bir şey olur. Malazgirt Zaferi’nin açtığı gedikten yeni vatana giren cetlerimizin ilk fethettikleri büyük merkezî şehirlerden biridir.

Tarihimizin ikinci dönüm yerinde, Millî Mücadele’nin ilk temeli gene Erzurum’da atılır. Her şeye rağmen hür ve müstakil yaşamak iradesi ilkin bu kartal yuvasında kanatlanır. Atatürk Erzurum’dan işe başlar.Tıpkı ilk fatihler gibi oradan Anadolu’nun içine doğru yürür; oradan başlayarak yurdumuzu ve milletimizin tarihi hakları adına yeni baştan fethederiz.

Bu iki hadise arasında iki imparatorluk tarihi, bu tarihin acı, tatlı bir yığın tecrübesi içinde meydana gelmiş bir cemiyet ruhu, bir millet terbiyesi, bir hayat görüşü, bir zevk, bir sanat anlayışı kısacası, dünkü, bugünkü çehrelerimizle biz varız. Onun içindir ki Erzurum Kalesi’ni gezerken gözümüm önünde olan şeylerden çok başkalarını görür gibiydim. Sanki vatana çatısından bakıyordum.

Bu çok güzel bir gündü, ilk önce camileri, başı boş dolaşmıştık. Yolda karşılaştığımız tanıdıklarla durup konuşuyor, her açık dükkâna bir kere uğruyorduk. Kendimi yirmi yıl önce, Erzurum’da lisede edebiyat muallimi olduğum zamana dönmüş sandım.

Nihayet Kale’ye çıktık. Tepesi uçtuğu için Tepsi Minare denen eski Selçuk Kulesi’nden, 1916 Şubatı’nda ordusunun ricatini temin için çocuğu, kadını sipere koşan destanî şehri seyre başladık. Önümüzde henüz sararmaya yüz tutmuş ekinleriyle emsalsiz bir panorama dalgalanıyordu. Doğu, cenupdoğu tarafında çıplak dağlar biter bitmez, küçük köyleriyle, ağaçlık su başlarıyla, enginliğiyle ova başlıyordu. Daha uzakta, Anadolu’nun şiir, gurbet kaynağı olan, halkımızın duyuşundaki o keskin hüznün belki de sırrını veren dağlar vardı. Günün büyük kısmını orada geçirdik. Sonra şehrin ovaya karıştığı yerde, Belediye Bahçesi’nin biraz ötesindeki yeni bir ilk okul binasına girdik. Erzurum taşı dururken çimentonun kullanılmasını bir türlü aklım almaz. Betonun getirdiği bir yığın kolaylık meydanda. Fakat bu kolaylıklar bazen de mimarinin aleyhinde oluyor. Hele mahallî rengi bozuyor. Erzurum taşı, Ankara taşı gibi çok kullanışlı. Her girdiği yere abide asilliği veren bir mimarî malzemesidir.

İlk okul şirin, konforlu. Yirmi yıl önce gördüğüm yapıların hiçbirine benzemiyor. Bütün ovayı ayağımızın altına seren taraçasında, emsalsiz bir gurup karşısında çaylarımızı içtik. Güneş, bulutsuz, dümdüz bir gökte, olduğumuz yerden daha yassılaşmış, ovaya karışmış görünen Kop Dağı ile Balkaya’nın arasına inmeye hazırlanıyordu. Ne gökyüzü kızarmış, ne güneşin rengi değişmişti; hafif bir sarılıktan başka hiçbir batı alameti yoktu. Bütün değişiklik ovada idi.

ilkin dağların etekleri gümüş bir zırha benzeyen bir çizgiyle ovadan ayrıldı. Sonra düştüğü yerde sanki külçelenen bir aydınlık, bendi yıkılmış bir su gibi, bütün ovayı kapladı, toprağın, ekinin rengini sildi. Gözümün önünde sadece ışıktan bir göl meydana gelmişti. Bütün ova billur döşenmiş gibi parlıyordu. Dağlar, bu cilalı satıh üzerinde yüzer gibiydiler. Güneş, batacağı yere iyice yaklaşınca, ovanın şurasından burasından kalkan tozlar, bu gölün üstünde altın yelkenler gibi sallanmaya başladılar. Bu bir akşam saati değil, tek bir rengin türlü perdeleri üzerinde toplanan bir masal musikisiydi. Zaten güneş o kadar sakin, o kadar hareketsiz bir halde alçalıyordu ki dikkatimiz ister istemez gözlerimizden ziyade kulaklarımızda toplanmıştı. Hepimizde çok derin, çok esrarlı bir şeyi, eşyanın kendi diliyle yaptığı büyük bir duayı dinler gibi bir hâl vardı. Sonra bu billur aynanın üstünde, kendi parıltısından daha koyu ışık nehirleri taşmaya başladı. Nihayet güneş iki dağın arasında kaybolacağı zaman, son bir ışık, olduğumuz yere kadar uzandı. Toprak derin derin ürperdi. Ova yavaş yavaş saf gümüşten erimiş altın rengine, ondan da akşam saatlerinin esmerliğine geçti.

O gece Erzurum’dan ayrılıyorduk. Biz trene binmek için yola çıktığımız saatte 3 Temmuz 1919 şehri 30 Ağustos zaferini kutluyordu.

Ahmet Hamdi TANPINAR

 

ÖRNEK: 2)

Bir Avuç Dünya‘dan…
Rio Günlüğü

Rio Havaalanı’na iner inmez boğulacak gibi oldum. Paris’te akşam uçağa binerken ısı eksi on dereceydi, Rio’da, gündoğumunda gölgede kırk. Nem oranıysa yüzde seksen. Takside, kuzeyden güneye doğru ikiye böldüm kenti. Sivri tepeler ile okyanus arasına sıkışıp kalmış modern bir kent Rio. Tünellerden geçtik. Gökdelenler, geniş caddeler, yeşil tepelere tünemiş gecekondular. Sonra Copacabana… göz alabildiğine uzanan kumsal. Güzel kızlar, sıcakta çıplak gövdelerin dalgalanışı.

Kolay alıştım Rio’ya. Copacabana, ipanema… Eskiden Portekizlilerin yeni kıtaya ayak basmalarından önce yerlilerin oturdukları bu geniş kumsalda lüks oteller, şık apartmanlar yükseliyor şimdi. Santa Teresa Mahallesi’ni dolaştım ilk gün. Kentin merkezinden tramvaya biniliyor. Neredeyse yüz yaşında, eski mi eski, sarı bir tramvaya. Bir su kemerinin üzerinden geçip tırmanmaya başlıyoruz. Bahçe içinde iki katlı evler, mozaikle kaplı duvarlar. Ve ağaçlar, kocaman yapraklı bitkiler. Burada meyveleri keşfettim. Guava, mango, kaju, karpuz büyüklüğünde hindistancevizleri. İki Rio var. Yoksulluk ile görkemi bir arada barındıran bir kentteyim. İki Rio var. Birincisi İpanema’da bosanova dinliyor, ikincisi “favela” adı verilen gecekonduların pencerelerinden aşağıda lüks içinde yüzen kente bakıyor. “Favela” korku ve endişe uyandıran bir sözcük burada, ama kesinlikle acıma duygusu uyandırmıyor.

Gece herkes uyurken biraz daha yukarıya tırmanıyor gecekondular. Bir zenci çocuk sokak kapısını açınca içeriye bulut giriyor. Derme çatma evler rengârenk. Muz ağaçları arasından kente bakıyorlar. Ama kent onların farkında değilmiş gibi akıp gidiyor caddeler boyunca.

“Şeker ekmeği’Yıin anlamını bilmiyordum, burada öğrendim. Kervanların yiyecek stokunda önemli bir yeri varmış “şeker ekmeği’nin. Uzun, yuvarlak bir nesne. Rio’nun simgesi. Yüksek ve çıplak bir tepenin adı. Teleferikle çıktım. Kent aşağıda, dağla okyanus arasındaki düzlükte, kayalıkların arasında bir yer bulmaya çalışıyordu kendine. Kayaları delip tüneller açıyor, sırtını dağa verip ilerliyordu.

Doğanın elinden çıkmış bunca ayrıntılı bir danteli ilk kez görüyorum. Uçaklar altımızdan hızla dönüp adaların üzerinden yükseliyorlar, göğün mavisinde yitip gidiyorlar, irili ufaklı körfezler, denize inen orman ve kayalar. Kent aşağıda uğulduyor. Rio da, Konstantin gibi uçurumların, derin boşlukların kenti. Dikey bir kent.

16 Şubat 1985, Rio

Nedim GÜRSEL

|» “Gezi Yazısı” sayfasına dön! «|

| Yorum Yap! | Yazı Ayrıntıları... | Yazdır! | Bu Yazıyı Paylaşın! |
Facebook'ta Paylaş! | Twitter'da Paylaş! |
  • Giriş
  • Son Yazılar
  • Son Yorumlar
  • Çok Okunanlar
  • Çok Yorumlananlar

Bu Yazıya 24 Kişi Yorum Yazmış!

« Eski Yorumlar
  1. gentleman yaren
    17 Mayıs 2013, 14:58

    Kanka süper olmuş. (berkey mısın nesin)

    Cevapla
« Eski Yorumlar

Yorum Yaz! | Görüş Bildir!

Cevabı iptal etmek için tıklayın.

→ Lütfen yorumunuzu yazmadan önce buraya dokunarak uyarıları okuyun!

Güvenlik Denetleyicisi (Gerekli)*:

  • Yazının Bağlantısı: Gezi Yazısı Örnekleri
  • Yazının Bölümü: Gezi Yazısı
  • Eklenme Tarihi: 8 Ekim 2011
  • Toplam Okunma Sayısı: 4.074
  • Bu yazıya yapılan yorumları RSS kaynağı ile takibe alın.
  • Bu yazıya kendi sayfanızdan geri izleme yapın.
  • Diğer kaynaklarda arayın: - - -
  • Etiketler: Ahmet Hamdi Tanpınar Beş Şehir, Edebiyatımızdan Örnekler, Gezi, Gezi Yazısı, Gezi Yazısı Açıklama, Gezi Yazısı Konu Anlatımı, Gezi Yazısı Örnek Metinler, Gezi Yazısı Örnekleri, Gezi Yazısı Türü, Konu Anlatımı, Lys, Rio, Sbs, Seyehatname, Ygs
  • Sonraki Yazı: Türk Edebiyatında Gezi Yazısı
  • Önceki Yazı: Türk Efsaneleri
  • Rastgele 10 Yazı:
    • Prof. Dr. Hasan Eren
    • Mektup
    • Yapma (Yapay) Diller
    • Roman Türünün Özellikleri
      Tarihi Gelişimi ve Temsilcileri
    • "Türk Edebiyatı Bölümü" - Tüm Yazılar
    • Şiirsel (Manzum) Anlatım Biçimi
    • Hüseyin Namık Orkun
    • Cümlede Anlam
    • Durduramadığın Zamana Tutunmak
    • Kırgız Türkçesi / Kırgızca - Türk Lehçeleri
  • Arama

      Ayrıntılı Arama
  • Türk Edebiyatı
      Edebiyat
    • Edebiyat Nedir?
    • Türk Edebiyatı Dönemleri
    • Sözlü Edebiyat
    • Yazılı Edebiyat
    • Halk Edebiyatı
    • Divan Edebiyatı
    • Tanzimat Edebiyatı
    • Edebiyat Akımları
    • Edebi Sanatlar
    • Uyak ve Ölçü
    • Anlatım Biçimleri
    • Anlatımın Özellikleri
    • Düşünceyi Geliştirme Yolları
    • İstiklal Marşı
    • Edebiyatımızda İlkler
    • Pratik Edebiyat Bilgileri
    • Çocuk Edebiyatı
    • Eserler ve Yazarlar
    • Edebiyat Sunuları
  • Yazınsal Eserler
      yazınsal eserler
    • Roman Özetleri
    • Yüz Temel Eser
    • Türk Efsaneleri
    • Türk Destanları
    • Keloğlan Masalları
    • Hikayeler - Öyküler
    • Güncel Kitaplar
    • Şiir
    • Hikaye
    • Efsane
    • Deneme
    • Biyografi
    • Özgeçmiş
    • Mani
    • Ninni
    • Mektup
    • Eleştri
    • Söyleşi
    • Günlük
    • Nutuk
    • Roman
    • Tiyatro
    • Destan
    • Makale
    • Masal
    • Anı
    • Ağıt
    • Tekerleme
    • Dilekçe
    • Gezi Yazısı
    • Haber
    • Fıkra
    • Rapor
  • Dilbilim
      Dilbilim
    • Dil Bilimi
    • Dil Nedir?
    • Dilin İşlevleri
    • Dillerin Doğuşu
    • Dillerin Kökeni
    • Dünya Dilleri
    • Dil Türleri
    • Ölü Diller
    • Etimoloji (Köken Bilgisi)
    • Dil Bilgisi
  • Genel Kültürünü Geliştir!
      bilgi kurdu
  • Benim Kalemimden
      Benim Kalemimden
      • Türkçe
      • Edebiyat
      • Tarih
      • Kültür
      • Kitap
      • Felsefe
      • Eğitim
      • Teknoloji
      • Bilgisaçar
      • Güncel
      • Din
      • Müzik
      • Eğlence
      • Kısa Kısa
      • Türkçülük
      • Kitap
      • Eğlence
      • Ekonomi
  • Karışık
      Dil ve Anlatım
    • Özlü Sözler
    • Dünyanın Enleri
    • Bunları Biliyor musunuz?
    • Üç Boyutlu Resimler
    • Dünyanın Yedi Harikası
    • Hazır Cevaplar
    • Güzel Sözler
    • İlginç Bilgiler
    • Bilmeceler
    • Bulmacalar
    • Kim Kimdir?
    • Google Çeviri
  • Sayımlama
      Dil ve Anlatım
    • çevrim içi konuk var.
    • 2.728.895 farklı konuk
    • 5.625.021 s. gösterimi
    • 1.621 tane yazı var.
    • 14.258 tane yorum var.
    • 15.06.2009'da başlanmış.
  •     Yukarı çık!
© Çokbilgi.Com - 2009 | Tüm hakları saklıdır, izinsiz alıntı yapılamaz.
| Sitemap | İletişim | Reklam | RSS | Kullanım Koşulları |